“Kartınız sanal POS işlemlerine kapalıdır ne demek?” diye ekranda beliren o an
O mesajı ilk gördüğümde, sanki biri cebime değil de doğrudan kalbime dokunmuş gibi hissettim. Kayseri’de sıradan bir akşamdı. Dışarıda rüzgâr hafif hafif esiyor, odamın penceresine vuruyordu. Masamda yarım kalmış bir çay, telefon elimde, küçük bir alışverişi tamamlamaya çalışıyordum.
Ve sonra o cümle:
“Kartınız sanal POS işlemlerine kapalıdır.”
Bir an hiçbir şey anlamadım. Sanki Türkçe ama başka bir dil gibi. Ekrana bakakaldım. Parmağım hâlâ “öde” butonunun üzerindeydi ama basmamla basmamam arasında bir boşluk açıldı. O boşlukta garip bir şey vardı: hayal kırıklığı.
Bir alışverişten daha fazlasıydı
Aslında almak istediğim şey çok büyük bir şey değildi. Küçük bir kulaklık, eskiyen birinin yerine. Günlerdir erteliyordum. “Sonra alırım” dediğim şeylerden biriydi. Ama o akşam nedense içimden “şimdi” demiştim.
Belki de günün yorgunluğu, belki yalnızlık hissi… bilmiyorum.
Ama o “Kartınız sanal POS işlemlerine kapalıdır ne demek?” yazısı, sadece bir ödeme hatası değildi benim için. Sanki küçük bir planım, küçük bir heyecanım yarıda kesilmişti.
Telefonu masaya bıraktım. Çaydan bir yudum aldım ama tadını bile hissetmedim.
Kayseri’de bir akşam ve yarım kalan düşünceler
Kayseri akşamları bana hep biraz ağır gelir. Sokaklar erken sessizleşir, insanlar evlerine çekilir. Ben de çoğu zaman odamda kalırım. Günlüğümü açarım, yazmaya çalışırım.
O gece yazamadım.
Çünkü aklım tek bir cümlede takılı kaldı:
“Kartınız sanal POS işlemlerine kapalıdır ne demek?”
Sanki banka bana sadece bir işlem reddi değil, küçük bir duvar göstermişti. O duvarın arkasında almak istediğim şey değil, biraz da umut vardı aslında. Basit bir şeyin bana iyi geleceğini düşünmüştüm.
Ama olmamıştı.
Teknik bir hata gibi görünen duygusal bir kırılma
Sonra kendime kızdım. “Abartıyorsun” dedim. “Bu sadece bir kart ayarı.”
Ama içimdeki başka bir ses buna izin vermedi.
Çünkü mesele gerçekten kart değildi.
O an fark ettim ki, ben o alışverişi aslında kendime küçük bir ödül gibi görmüştüm. Günlerdir biriken yorgunluğa, iş stresine, içimde biriken sessizliğe karşı küçük bir kaçış.
Ve sistem bana diyordu ki:
“Bu kapı kapalı.”
İşte o cümle beni asıl buradan vurdu.
Kartınız sanal POS işlemlerine kapalıdır ne demek? Gerçek anlamını ararken
Ertesi gün sabah kalktığımda ilk işim bunu araştırmak oldu. Telefon elimde, kahve bile içmeden.
“Kartınız sanal POS işlemlerine kapalıdır ne demek?”
Basitçe, kartın internet alışverişine açık olmadığı anlamına geliyordu. Belki bankadan açılması gerekiyordu, belki güvenlik nedeniyle kapalıydı.
Ama garip olan şuydu: Bu teknik açıklama beni hiç rahatlatmadı.
Çünkü ben zaten o an teknik bir sorun yaşamamıştım. Ben bir “engellenme hissi” yaşamıştım.
Küçük bir şeyin büyüttüğü boşluk
O gün işe giderken Kayseri’nin soğuk havasında yürürken sürekli bunu düşündüm. İnsan hayatında küçük şeyler ne kadar büyük yer kaplıyor diye.
Bir kulaklık…
Bir ödeme ekranı…
Bir hata mesajı…
Ama içeride başka bir şey daha vardı: “İstediğim şey bile elimden kayıyor” hissi.
Kendi kendime sordum:
“Ben mi fazla anlam yüklüyorum, yoksa gerçekten hayat bazen böyle küçük duvarlar mı örüyor?”
Akşam ve tekrar deneme cesareti
O gün akşam eve döndüğümde yine bilgisayarı açtım. İçimde küçük bir inat vardı. Sanki o mesajı yenmek istiyordum.
Kart bilgilerini tekrar girdim.
Ekran döndü.
Bir an nefesimi tuttum.
Ve yine aynı cümle:
“Kartınız sanal POS işlemlerine kapalıdır.”
O an içimde bir şey çöktü.
Ama bu sefer hayal kırıklığı daha sessizdi. İlkine göre daha derin ama daha kabullenmiş.
İnsanın kendine söylediği küçük yalanlar
“Boşver,” dedim kendime. “Zaten çok da önemli değil.”
Ama önemliydi.
Çünkü bazen insan, kendini kandırarak ayakta kalır. “Zaten istemiyordum” der. “Gerek yoktu” der. Ama aslında isterdi.
Ben de öyleydim o gece.
Günlüğümü açtım. Yazmaya başladım:
“Bugün bir şey satın alamadım. Ama sanki sadece bir ürün değil, bir duyguyu da alamadım.”
Sonra durdum. Kalemi bıraktım.
Kayseri gecesi, sessizlik ve düşünceler
Gece ilerledikçe Kayseri’nin sesi tamamen kesildi. Pencereyi açtım. Soğuk hava yüzüme vurdu. Şehir uyuyordu.
Ben ise uyanıktım.
“Kartınız sanal POS işlemlerine kapalıdır ne demek?” cümlesi kafamın içinde dönüp duruyordu. Artık teknik bir cümle değildi. Bir hatırlatmaya dönüşmüştü.
Bazı kapıların kapalı olabileceğine dair bir hatırlatma.
Ama hangi kapılar?
Hayatla ilgili küçük metaforlar
Bazen insan kendi hayatını da böyle sanal POS gibi düşünüyor. Görünmez kapılar varmış gibi. Deniyorsun, olmuyor. Tekrar deniyorsun, yine olmuyor.
Sonra kendine şu soruyu soruyorsun:
“Ben mi yanlış yapıyorum, yoksa sistem mi izin vermiyor?”
O gece bunu çok düşündüm.
Cevap bulamadım.
Ertesi gün gelen küçük değişim
Ertesi gün bankayı aradım. Uzun bir bekleme süresi, otomatik sesler, tuşlamalar…
Sonunda bir görevliyle konuştum.
“Sanal POS işlemlerine açmak istiyorum,” dedim.
Sesim biraz çekingen çıktı.
O da birkaç işlem yaptı, doğrulamalar, güvenlik adımları…
Ve sonunda:
“Artık açık.”
O kadar basit bir cümleydi ki.
Ama içimde garip bir rahatlama oldu.
Sadece bir kart değilmiş
O an fark ettim ki mesele hiç kart değilmiş.
Mesele, engellenmiş hissetmekmiş.
Ve o engelin kalkması bile insana tuhaf bir özgüven veriyor.
Sanki hayatın başka yerlerinde de “açılmış” gibi hissediyorsun.
“Kredi kartı limiti neye göre düşer” hakkındaki meraklarınızı giderebildiysek ne mutlu bize. Pog ailesi olarak her zaman yanınızdayız!
O küçük alışverişin tamamlanması
Akşam tekrar denedim.
Bu kez ödeme geçti.
Ekranda “işlem başarılı” yazısını gördüğümde gülümseyemedim bile. Sadece derin bir nefes aldım.
Kulaklık siparişi tamamlandı.
Ama o anın asıl değeri kulaklık değildi.
O an, içimde bir şeyin tamamlanmasıydı.
Günlüğe yazdığım son cümle
O gece günlüğüme sadece şunu yazdım:
“Bazen bir hata mesajı, insanın kendisiyle ilgili sandığından daha çok şey anlatıyor.”
Kalemi kapattım.
Pencereyi kapattım.
Kayseri’nin sessizliğine karıştım.
Ve içimde garip bir huzur vardı; kırılmış ama onarılmış bir şey gibi.