Carullah Kimin Lakabıdır?
Bir akşam vakti, sokaklarda ağır ağır yürürken, Rami’nin aklında bir soru vardı. O kadar çok sorusu vardı ki, bazıları gündelik hayatta önemli gibi görünse de aslında bir insanın iç dünyasında derin izler bırakacak türdendi. Sonunda, yıllardır içinde büyüyen o soruyu sormaya karar verdi: “Carullah kimin lakabıdır?”
Rami’nin bu sorusu, onun için bir anlam arayışının simgesiydi. Belki de bu soruyu kendisine sorarak, bir anlamda bir yolculuğa çıkmayı istiyordu. Yanında olan Elif, onun bu içsel sıkıntısını çok iyi biliyordu. Kadınların empatik bakış açısıyla, Rami’nin düşüncelerini anlamıştı. Hemen sormaya başladılar, birlikte bir keşfe çıkacaklardı.
—
Yavaşça kahvelerini yudumlarken, Elif gözlerini ufka dikti. İçindeki huzursuzluk, Rami’nin kafa karışıklığından kaynaklanan bir şeydi, ama bu soruyu sorarak kendini ifade etme çabası da bir anlam taşımaktaydı. Ne de olsa, herkesin içindeki gizli anlam arayışı bir noktada bir araya gelirdi.
“Carullah…” diye fısıldadı Elif. “Bunu duydum bir yerlerde. Ama hatırlayamıyorum.” Bir an için sessizlik vardı. Elif, Rami’nin yüzüne bakarak “Biliyor musun?” diye ekledi, “İnsanlar bazen isimlerin ardında ne anlamlar olduğunu unutur ama yine de bir şekilde o anlam onları takip eder.”
Rami, Elif’in söylediklerinden ilham aldı. Gerçekten de Carullah, bir kişinin isminden çok daha fazlasıydı. Bu isim, bir anlam taşıyor ve insanın derinliğine inildiğinde çok şey anlatıyordu.
—
Carullah, İslam dünyasında büyük bir alim olan Ebu Hamid el-Gazzali’nin kullandığı bir lakaptır. “Carullah” kelimesi, “Allah’ın dostu” veya “Allah’ın kulu” anlamına gelir. Herkesin adının ötesinde bir özelliği, bir sıfatı vardır. Ancak bazen bu sıfatlar, bireyin bir bütün olarak kimliğine dönüşür. Elif’in söylediği gibi, isimlerin ardındaki anlamlar, bir insanın ruhunu takip eder.
Elif, Rami’ye dönerek “Gazzali, bir zamanlar büyük bir felsefeci, bir öğretmendi, ama zamanla daha derin bir anlam arayışına girdi. Bu da onun ‘Carullah’ gibi bir lakap almasına yol açtı. Her şey bir arayışla başlar, değil mi?” dedi.
Rami, derin bir nefes alarak, bu kelimenin içindeki zenginliği düşündü. Evet, “Carullah” sadece bir isim değil, bir yolculuktu. Gazzali, hayatı boyunca yalnızca bilgiyi değil, aynı zamanda kalbin derinliklerindeki gerçekleri de aramıştı. Onun yolculuğu, aslında birçok insanın içsel yolculuğuydu.
—
Günümüzde, erkeklerin çoğu çözüme odaklanır. Stratejik düşünürler, her şeyin bir plan dahilinde olması gerektiğine inanırlar. Ama Rami fark etti ki, kadınların bakış açısı her zaman daha duygusal ve ilişkisel olur. Elif’in anlatımlarında, sadece bir isim ya da lakap değil, bir insanın içsel dönüşümü vardı. Gazzali’nin “Carullah” olması, onun Allah’a yakınlık arayışının simgesiydi. Bir insanın en yüksek ideali, ona en yakın olanı bulmasıydı. Bu, her bireyin hayatında farklı bir şekle bürünür.
—
Elif, Rami’ye bakarak “Bir lakap, bir anlam taşıyabilir, ama senin hayatında da bir ‘Carullah’ olmalı. Belki de bir insanın neye dönüştüğünü görmek, bir gün aslında ne olacağını bilmekten daha değerli.” dedi. Rami, bu düşüncenin üzerinde uzun uzun düşündü. Gerçekten de, bir kişinin Allah’a yakınlığı, onun yaşamındaki en yüksek hedef olabilir miydi?
Ve o akşam, bir sorudan başka bir şey doğdu: İçsel bir anlam, hayatın karmaşasında kaybolan o huzuru bulma yolculuğu… Belki de herkesin bir “Carullah”ı vardı, ama bunu bulabilmek için önce kendini tanımak gerekirdi.
—
Rami, Elif’e son bir bakış attı. “Bunu düşündüğümde,” dedi, “her insanın bir yolculuğu vardır, değil mi? Kimisi çözüm odaklı olur, kimisi ise hisleriyle hareket eder. Ama nihayetinde, her ikisinin de ulaşmaya çalıştığı şey aslında aynı: İçsel bir huzur ve anlam.”
“Evet,” dedi Elif, “Ve her yolculuğun sonunda bir lakap, bir isim kalır.”
Bu hikâyeyi okurken, siz de bir soru sormak ister misiniz? İçinizdeki Carullah’ı bulma yolculuğunuz nasıl bir anlam taşıyor? Yorumlarınızı bekliyoruz!