Evrenin İlk Nedeni Olarak Belirlenmiş Soyut İlke Nedir?
İzmir’de yaşıyorum, yani çok fazla güneş, kahve, sohbet ve tabii ki, “Hayat çok kısa, ne olacağı belli olmaz!” kafası. Bu kafayla her gün bir başka derin düşünceye daldığım doğrudur. Mesela geçenlerde bir arkadaşımla, sabah çayı içip sohbet ederken aklıma takıldı: Evrenin ilk nedeni olarak belirlenmiş soyut ilke nedir? Bunu düşünmeye başladım, çünkü bir yanda tatlı bir kahve molası, diğer yanda derin bir felsefi sorgulama… İkisini de aynı anda yapabilirim, neden olmasın? Ama sonra düşündüm ki, bu konu aslında çok daha karmaşık olabilir. Soyut ilke? İlk neden? Bu neyin nesi?
Hadi gelin, bu soyut ilke nedir, evrenin ilk nedeni nasıl bir şeydir, derinleşmeden ama eğlenerek bu soruyu birlikte çözelim!
Felsefi Mi, Fiziksel Mi?
Birçok insan gibi ben de “Evrenin ilk nedeni olarak belirlenmiş soyut ilke nedir?” sorusunun gerçek anlamını bulmaya çalışırken bir türlü kafamı toparlayamadım. Kafayı takmadım da değil hani, ama bu tip konular bazen insanı fazlasıyla yorar. Ne de olsa, sabah sabah çay içerken ne evrenin ilk nedeni hakkında düşünmeyi ne de ruhsal olarak soyut ilkelere dalmayı planlamıyordum. Fakat bakın, ne oldu? Konu bir şekilde bambaşka bir noktaya evrildi. O kadar felsefi bir hale geldi ki, saatlerce bunun üzerinde düşündüm.
Hani bazen dostlarımızla muhabbet ederken, “Yok abi, her şeyin bir nedeni var” falan diyoruz ya… Aslında bu soyut ilkeden bir iz taşıyor. Yani, fiziksel dünyadaki her şeyin bir nedeni var ama bu neden bazen “soyut” kalabiliyor. Tam olarak ne mi demek istiyorum? Diyelim ki bir yerde kaybolan anahtarınız var, sürekli düşünüyorsunuz; “Neden kayboldu bu anahtar?” Tam bu noktada, hepimiz bir soyut ilkeye bağlanıyoruz: Evrenin düzeni ve mantığı.
O yüzden, “Evrenin ilk nedeni olarak belirlenmiş soyut ilke nedir?” sorusu da aslında, her şeyin bir nedeni olmalı diyen bir bakış açısını temsil ediyor. Belki de en büyük soruya cevap bulmaya çalışıyoruz: Evreni kim yarattı? Hah, işte bu çok soyut bir ilke!
“Biri Bunu Söylesin!” – Evrenin İlk Nedeni Ne?
Şimdi şöyle bir şey yapalım: Felsefi düşünceyi bir kenara koyup, pratik bir yaklaşımda bulunalım. Diyelim ki bir arkadaşım bana soruyor: “Evrenin ilk nedeni nedir?” ve ben de şöyle cevap veriyorum:
“Abi, ilke soyut ya. Hani fiziksel değil, evrenin temeline iniyor, o yüzden mantıklı bir cevabı yok.”
Arkadaşım: “Ya tamam da bir şeyler söyle, çünkü ben de şu an bununla ilgili Twitter’a bir şeyler atıp viral olmayı hayal ediyorum!”
Böyle anlarda, evet, gerçekten soyut bir ilkeden söz ediyoruz. Çünkü evrenin ilk nedeni demek, aslında her şeyin başında olan bir nedene işaret eder. Yani, hani fiziksel dünyada her şeyin bir nedeni vardır, ama bu soyut ilkede biraz daha metafiziksel bir bakış açısı gerekiyor. O yüzden bu “ilk neden”, evrenin bir düzen içerisinde var olduğunu anlatan, soyut ve felsefi bir ilke olabilir.
Soyut İlkenin Düşünsel Yolculuğu: Bir İzmirli’nin Gözüyle
Şimdi, burada hemen şunu eklemek lazım: Evrenin ilk nedeni nedir sorusu, aslında insanoğlunun varoluşunu, dünyaya geliş amacını, arkasındaki mantığı anlamaya çalışan bir soru gibi. Yani evrenin nasıl bir araya geldiği ve ilk nedeninin ne olduğu sorusu, büyük bir felsefi mücadeleyi, insanların hayatlarının anlamını çözme çabasını içeriyor. “Neden buradayız?” sorusu da, aslında evrenin ilk nedeniyle paralel bir şekilde düşünülmesi gereken bir konu.
Bir düşünün, İzmir’de bir kafede sabahları çay içiyorsunuz. Etrafınızda insanlar birbirine bağlanıyor, sürekli bir şeyler konuşuyor, ama kimse “Evrenin ilk nedeni nedir?” diye sorgulamıyor. O an, soyut ilke mi dediğiniz şey, belki de yaşadığınız o anın, o kahvenin, o çayın ve o sohbetin bir parçasıdır.
Peki, soyut ilkenin evrenin ilk nedeni olması nasıl bir şeydir? Bence şöyle açıklayabiliriz: Düşünsenize, her şeyin bir başlangıcı var, ama başlangıç bir anlamda “ilk” olamayacak kadar soyut bir şey. Yani birinin şarkı söylemesi gibi. Önce şarkı yoktu, sonra vardı. Ama şarkının “ilk” nedeni diye bir şey olamaz. Tıpkı evrenin ilk nedeninde olduğu gibi.
Kim Derdi Ki, “Soyut İlkeden Başlayalım!”
Yine arkadaşım aradı. “Ya evrenin ilk nedeni soyut ilke miymiş? Şaka yapıyorsun, ben de bir şeyler öğrendim!” dedikten sonra bir süre şaka yaptı ama sonra şunu ekledi: “Peki, bunu düşünmek için ne kadar kafa patlatmak gerek?”
Evet, işte burada hayatın içinde kaybolmuşken, evrenin ilk nedeninin soyut bir ilke olduğunu anlamanın ne kadar zorlayıcı bir şey olduğunu düşündüm. Bu bazen insanı fazlasıyla boğuyor. Ama ne zaman bu konuda derinleşsem, kendimi bir filozof gibi hissetmeye başlıyorum, bir anda çözmüşüm gibi hissediyorum! Tıpkı “Bir karışık döner lütfen!” derken, aslında dönerin içindeki etin neden tam olarak o şekilde olduğunu sorgulamam gibi. 😅
Evrenin İlk Nedeni: Soyut İlke Gerçekten Bir Şey Mi?
Sonuç olarak, evrenin ilk nedeni olarak belirlenmiş soyut ilke nedir sorusu, her ne kadar teorik ve soyut bir kavram olsa da, bizleri insan olarak “her şeyin bir amacı var mı?” sorusuna çekiyor. Ve evet, belki de bu soruyu her an zihnimizde taşıyoruz. Birçok insan bunu sadece filozofların sorduğunu düşünebilir. Ama öyle değil, biz de her gün “Ben neden buradayım?” diye sorguluyoruz. Ve sonunda fark ediyoruz ki, belki de cevabı bulamayacak kadar soyut ve derin.
Bir gün, belki de bu yazı gibi bir sohbetin sonunda, belki bir çay içerek, evrenin ilk nedeni soyut ilkenin ne olduğu konusunda rahatlayabiliriz. Çünkü evrenin ilk nedeni, kendiliğinden bir anlam taşır. Bunu çözmek için belki de günlük hayatın basit anlarında daha fazla vakit geçirmeliyiz.